Image1\

Herkes için Disk Freni Kılavuzu

Disk frenler konusunda aklınıza gelebilecek pek çok konuya değindiğimiz bu köşemizde, kafanızdaki bütün soru işaretlerini gidermeyi hedefledik. Disk frenler konusunda aklınıza gelebilecek pek çok şey burada. Hem videolu, hem de yazılı.  Devamını Oku...

 

Ara Makaleler

Zeynep Özcan

  

 

 Bisiklet Benim için İnce Çizginin Başladığı Yerdi...

 

Çocukluğumdan bu yana bisiklet hep hayatımda olmuştu fakat bisiklet sporunu üniversitede aldığım ikinci el bir dağ bisikletiyle katıldığım turlardan birinde tanıştığım yarışlara katılan abinin “seni sporcu yapalım, iyi gidiyorsun” demesiyle düşünmeye başladım. Bu benim için büyük sevinç kaynağı olmuştu. O zamanlar bir antrenman bilincim yoktu, bisiklete biniyor olmak benim için antrenmandı. Zamanla her şeyim düzene girmeye başladı, öncelikle uyku saatlerime dikkat etmeye, sonra yediklerime, ardından gün içinde yaptığım aktiviteleri göz önünde bulundurmaya başladım. Özetle bisiklet, daha doğrusu bisiklet sporu benim için ince çizginin başladığı yerdi. Ya geçecek ya kalacaktım, ben geçmeye karar verdim. Yalnız bir eylemken bisiklete binmek benim için, bir hayat gayesi olabilirdi artık.

   Yarışlara katılmaya başladığımdan bu yana dolu dolu iki yıl geçti ve ben bu süreçte Türkiye’deki sporcuların önemini (ya da önemsizliğini), bisiklet sporunun konumunu gözlemleme fırsatı elde ettim. Çok kırıcı ya da gerçekten iyi ki diyeceğim şeyler yaşadım. Tek bir noktada birleşti tüm bunlar, daha da “tutunmam” konusunda. Olumlu ya da olumsuz yaşadıklarım beni daha da istekli hale getirdi. Mücadelem sadece yarıştayken değil, Türkiye’de bulunduğumuz şartlar altında bu sporu bir kadın olarak yapıyor olmak dahi benim için büyük bir mücadeleydi. Hala da öyle.

   Asıl branşım dağ bisikleti, bu zamana kadar koştuğum yarışlar bu yöndeydi ve bundan sonrasını da öyle amaçlasam da bu yıl kendime aldığım yol bisikletiyle yaptığım antrenmanlar sonrası uygun zamanlarda dağ bisikletini desteklemek amaçlı yol yarışlarına da katılabileceğime karar verdim. Hatta bu hafta sonu çoğunlukla antrenmanlarımı yaptığım yerde, velodromda Malt Crit yarışını koşacağım (15 Temmuz Darbe Girişimi ile o yarış iptal oldu).  Şu anda Kocaeli Üniversitesi’nde Hemşirelik okuyorum ve sonrasında bölümümde edindiğim sağlık bilgisini kullanarak yüksek lisansımı Sağlık Bilimleri Enstitüsü’nde Sporcu Sağlığı üzerine yapmayı düşünüyorum. Aynı zamanda Türkiye Bisiklet Federasyonu’ndan bisiklet antrenörlüğü eğitimlerini almayı da planlıyorum. Daha sonraki çalışmalarım bireysel olacak, önce edindiğim bilgi ve tecrübeyle kendimi iyi bir sporcu olarak yetiştirmeyi, daha sonra sporcular yetiştirmeyi düşünüyorum. Kendimi ve dünyadaki sporcuları baz aldığımda 2020 olimpiyatları için ülkem adına puan toplayabilecek ve dünya sıralamasında ilk elliyi hedefleyebilecek seviyede görüyorum kendimi. Bunun için maddi ve manevi katkının artması gerektiğini ve ülkemizde artan bisiklet bilinciyle bunun başarılabilir bir hedef olduğunu düşünüyorum. A planım var evet, fakat B planım da var. Bu spora 21 yaşında, elit kadın kategorisinde başlamış biri olarak zorlandım fakat bunlar beni bu süreçte oldukça ileri noktalara gelmem konusunda kamçıladı. Şimdi mevcut olan engeller üzerinden değil, elimdeki imkanlar dahilinde napılabilir diye düşünüyorum. Bu beni amaçladıklarıma ulaştırmaya yetmeyecek belki ama şu anda bulunduğum noktadan gerçekten “evet başardı” dedirtecek seviyeye getirecek. Amacım gerçek anlamda “yapabileceğimin en iyisini yapmak”. 

   Başarı, diğer insanların sizin için biçtikleri değil, başarı sizin kendinize biçtiğiniz sınırlar dahilinde yapabilecekleriniz… Ve şu anda benim sınırım yok. Kendime diyorum ki, bundan birkaç yıl önce şu anda eriştiğin noktayı düşünmüş müydün? Hayır. Öyleyse düşünemediğim şeyleri elde etmek için, hep daha iyisinin olduğunu bildiğim için devam!  

Ben Zeynep Özcan.

 

 

 

 

Zeynep'in Yazıları

 

     
 

Çocukluğumdan bu yana bisiklet hep hayatımda olmuştu fakat bisiklet sporunu üniversitede aldığım ikinci el bir dağ bisikletiyle katıldığım turlardan birinde tanıştığım yarışlara katılan abinin “seni sporcu yapalım, iyi gidiyorsun” demesiyle düşünmeye başladım. Bu benim için büyük sevinç kaynağı olmuştu. O zamanlar bir antrenman bilincim yoktu, bisiklete biniyor olmak benim için antrenmandı. Zamanla her şeyim düzene girmeye başladı, öncelikle uyku saatlerime dikkat etmeye, sonra yediklerime, ardından gün içinde yaptığım aktiviteleri göz önünde bulundurmaya başladım. Özetle bisiklet, daha doğrusu bisiklet sporu benim için ince çizginin başladığı yerdi. Ya geçecek ya kalacaktım, ben geçmeye karar verdim. Yalnız bir eylemken bisiklete binmek benim için, bir hayat gayesi olabilirdi artık.

 Devamını Okuyun...

 
 Zeynep Özcan       

 

Yazılarım

 

Spor Öncesi Muayene ve Spor Hekimliği

Sporcu Lisansı Nasıl Çıkartılır - 5 Yaşında Çocuğa Anlatır Gibi Anlattık

Neden Bisiklet?

 

 

 

Aktif Karbon Nedir

Aktif Karbon Nedir..?

Aktif karbon filtrenin kimyasal moleküllerini yakalama ve tutma özelliği vardır. Aktif karbon filtrenin yüzeyi milyonlarca ufak gözenekten oluşmaktadır. Bu gözenekler sayesinde bir çok koku yayan ve zehirli gazlar yakalanır. Aktif karbon filtreler kullanıldığı ortam kirliliğine ve kullanım sıklığına bağlı olarak değiştirilmelidir. Örneğin, sigara içilen bir ortamda aktif karbon filtrelerin 3 ila 6 ayda bir değiştirilmesi gerekmektedir yada kullanılan aktif karbon miktarına göre su filtresi içerisindeki aktif karbon değiştirilmelidir. Çünkü uzun süre filtre görevini gerçekleştiren aktif karbon doyuma ulaştığı zaman o güne kadar absorbe ettiği kimyasalları yavaş yavaş kusmaya başlayacaktır.

AKTİF KARBON
Yaygın olarak kullanılan endüstriyel adsorbanlar arasında çevre kirliliğini kontrol amacıyla, şu anda kullanılan adsorbanların en önemlisi, yüksek gözenekliliğe sahip aktif karbonlardır. Ticari olarak aktif karbonlar, odun, turba, linyit, kömür, mangal kömürü, kemik, Hindistan cevizi kabuğu, pirinç kabuğu, fındık kabuğu ve yağ ürünlerinden elde edilen karbonların çeşitli işlemlerden geçirilerek aktive edilmesiyle elde edilirler.

1900’ lü yılların başında, şu anki aktif karbon üretiminin temelini oluşturan patentler yayınlanmıştır. Bu patentler, bugün bile hala geçerli olan aktif karbon üretiminin iki temel prensibini açıklamaktadır. Bunlar kimyasal aktivasyon ve gaz aktivasyonudur. 1920 yılından sonra, ilk olarak, aktif kömür su arıtılmasında kullanılmaya başlanmış, fakat yaygın bir kullanım sağlanamamıştır. Ancak, 1927 yılında Almanya’da içme suyundaki klorofenol kokusu büyük problem yarattığından, şehir suyunun hazırlanması sırasında aktif karbon kullanımı da büyük önem kazanmıştır. Aktif karbon, 1929 yılında Hamm Water Works’da granüler formda, bundan bağımsız olarak 1930’da Harrison tarafından Michigan Bay City’de, yine 1929 yılında Spalding tarafından içme suyundaki kokuların uzaklaştırılması amacıyla toz halinde kullanılmıştır. 1932 yılına gelindiğinde Amerika’da 400 fabrika, 1943 yılında ise yaklaşık 1200 fabrika istenmeyen kokuların kontrolünde aktif karbonu kullanmıştır.

Aktif Karbon’un Genel Özellikleri
Aktif karbon, büyük kristal formu ve oldukça geniş iç gözenek yapısı ile karbonlu adsorbanlar ailesini tanımlamada kullanılan genel bir terimdir. Aktif karbonlar, insan sağlığına zararsız, kullanışlı ürünler olup, oldukça yüksek bir gözenekliliğe ve iç yüzey alanına sahiptirler (5).Aktif karbonlar, çözeltideki molekül ve iyonları gözenekleri vasıtasıyla iç yüzeylerine doğru çekebilirler ve bu yüzden adsorban olarak adlandırılırlar.
Yüzey Alanı
Aktif karbonun iç yüzeyi(aktifleştirilmiş yüzey) çoğunlukla BET yüzeyi olarak (m2/g) ifade edilir. Yüzey alanı azot (N2) gazı kullanılarak ölçülür. Su arıtımında kullanılan aktif karbon taneciklerinin iç yüzey alanının yaklaşık 1000 m2/g olması istenmektedir. Kirlilik oluşturan maddeler, aktif karbonun yüzeyinde tutulacağından, yüzey alanının büyüklüğü kirliliklerin giderilmesinde oldukça etkili bir faktördür. Prensip olarak, yüzey alanı ne kadar büyükse, adsorpsiyon merkezlerinin sayısının da o kadar büyük olduğu düşünülür. Literatürde bulunan aktif karbonun yüzey alanı ve gözenek sistemi ile ilgili sayısal değerler aşağıda verilmiştir;
 
Aktif karbonun yüzey alanı ve gözenek sistemi ile ilgili sayısal değerler.
 
Yüzey alanı:
400-1600 m2/g (BET N2)
Gözenek hacmi:
>30 m3/100g
Gözenek genişliği:
0,3 nm-1000 nm
Karbon taneciğinin yüzeyi gaz, sıvı ve katı maddeleri çeker ve yüzeyde ince bir film tabakası oluşturur, yani adsorbe eder. Aktif karbonun adsorban olarak tercih edilmesinin başlıca iki nedeni vardır. Bunlar;
 
1. Belirli maddeleri çekebilmesi için çekici bir yüzeye,
2. Fazla miktarda maddeyi tutabilmesi için geniş bir yüzeye sahip olmasıdır.
 
Gözenek Büyüklüğü
Kirliliğin giderilmesinde etkili olan diğer bir parametre de gözenek büyüklüğüdür. Gözenek büyüklüğünün belirlenmesi, karbonun özelliklerinin anlaşılmasında oldukça kullanışlı bir yöntemdir. Gözenekler silindirik veya konik şeklinde olabilir. Aktif karbonun gözenek yapısını gösteren ve Taramalı Elektron Mikroskobu ile çekilen fotoğraf aşağıda verilmiştir.
 

Şekil 1: Aktif karbonun gözenek yapısı. Fotoğraf TEM ile alınmıştır.

Adsorpsiyon için gözenek yapısı, toplam iç yüzeyden daha önemli bir parametredir. Gözeneklerin büyüklükleri, uzaklaştırılacak olan kirliliklerin tanecik çaplarına uygun olmalıdır. Çünkü, karbon ve adsorplanan moleküller arasındaki çekim kuvveti, molekül büyüklüğü gözeneklere yakın olan moleküller arasında daha büyüktür.
 
The International Union of Pure and Applied Chemistry (IUPAC) adsorbanlar için gözenek büyüklüğünü yarıçaplarına göre dörde ayırmıştır;
 
1. Makro gözenekler(r > 25 nm)
2. Mezo gözenekler (1 < r < 25 nm)
3. Mikro gözenekler(0,4 < r < 1 nm)
4. Submikro gözenekler(r < 0,4 nm) olarak sınıflandırılabilirler.(Şekil 2)
 


Şekil 2:
 Şematik olarak aktif karbon modeli
Adsorpsiyon ve desorpsiyon için önemli olan aktif karbon gözenek sistemi, Şekil 2 de şematik olarak gösterilmiştir. Mikro gözenekler iç yüzeyin önemli bir kısmını teşkil ederler (~%95). Makro gözenekler ise adsorpsiyon için nispeten önemli olmamakla birlikte, ancak mikro gözeneklere doğru difüzyonun hızlı olması için iletici olarak gereklidirler(6). Makro gözenekler molekülün aktif karbon içerisine girmesini, mezo gözenekler daha iç bölgelere doğru taşınmasını sağlarken, mikro gözenekler ise adsorpsiyon olayı için kullanılırlar.
 

Aktif Karbon Türleri

Atık su işlemleri için günümüzde kullanılan en iyi aktif karbonlar çeşitli kömürlerden ve doğal materyallerden elde edilir. Bunlar: taş kömürü, mangal kömürü, turba, linyit, odun, kemik; Hindistan cevizi, fındık ve pirinç kabuğu; meyve çekirdekleri ve yağ ürünleridir. Bu materyallerden elde edilen aktif karbonlar genellikle sert ve yoğundur. Suda bozunmadan uzun süre kullanılabilirler. Aktif karbonlar değişik özelliklere sahip şekillerde üretilebilirler. Bunlar;
1. Toz halindeki aktif karbonlar,

2. Granüle aktif karbonlar,

3. Pelet halindeki aktif karbonlardır.,

Karbonun kimyasal aktivasyonu sonucu, toz haldeki aktif karbonlar elde edilirler. Bu karbonlar, günümüzde atık suların temizlenmesi işlemlerinde en çok kullanılan aktif karbonlardır. Gaz aktivasyonu ile yapılan granüle ürünler ve peletler daha ziyade gazların saflaştırılmasında kullanılırlar. Ancak granüle haldeki aktif karbonların da atık su işleme sistemlerinde oldukça iyi sonuçlar verdiği belirtilmektedir. Granüle ve toz haldeki aktif karbonlar organik ve inorganik maddelerin uzaklaştırılmasında mükemmel sonuçlar vermektedir. Bu aktif karbonlar biyolojik olarak işlem görmüş atık suları ve organik kaynaklı endüstriyel atıklar içeren atık suları temizlemek için de yıllardır kullanılmaktadır.
 
Aktivasyon Teknikleri
Aktif karbon üretimi için, karbonca fakir olmayan tüm maddeler, çeşitli aktifleştirme yöntemleriyle aktifleştirilerek kullanılabilirler. Bu aktifleştirme yöntemleri kimyasal aktivasyon ve gaz aktivasyonu olmak üzere ikiye ayrılır.
 
Kimyasal Aktivasyon
Bu teknik genellikle turba ve odun temel kaynaklı çiğ materyallerin aktivasyonu için kullanılır. Çiğ materyal çinko klorür, fosforik asit veya potasyum hidroksit ile doyurulur. Daha sonra karbonu aktive etmek için 500-800 °C sıcaklığa kadar ısıtılır. Aktive edilen karbon yıkanır, kurutulur ve öğütülerek toz haline getirilir. Kimyasal aktivasyon sonucu oluşturulan aktif karbonlar, genellikle büyük moleküllerin adsorpsiyonu için kullanılırlar ve oldukça geniş gözenek yapısı sergilerler.
 
Gaz Aktivasyonu
Bu aktivasyon tekniği genellikle kömür ve meyve kabuklarının aktivasyonunda kullanılır. Çiğ materyal öncelikle karbonizasyon olarak adlandırılan ısıl bir işleme tabi tutulur. Bu işlem gözenekleri küçük olan karbonlu bir ürün oluşmasına yardımcı olur. Daha sonra bir inert gaz atmosferinde ve 800-1100°C sıcaklık aralığında aktivasyon işlemi gerçekleştirilir. Böylece, başlangıçta karbonizasyon ile oluşturulan ara materyal, aşağıda verilen su-gaz reaksiyonu ile gaz fazına dönüştürülerek mevcut gözenekler genişletilir ve sayıları artırılır.
 
C + H20 ® CO + H2 -175,440 kJ/(kg mol)
 
Bu reaksiyon endotermiktir ve reaksiyon için gereken ısı, kısmen oluşan CO ve H2’nin yanması ile korunur.
 
2CO + O2 ® 2CO2 + 393,790 kJ/(kg mol)
 
2H2 + O2 ® 2H2O + 396,650 kJ/(kg mol)
Elde edilen aktif karbon sınıflandırılır ve elenip tozu giderilerek kullanıma hazır hale getirilir. Gaz aktivasyonu ile elde edilen aktif karbonlar da kimyasal aktivasyondan elde edilenler gibi iyi bir gözenek yapısı sergilerler. Hem sıvı hem de gaz fazdan molekül ve iyonların adsorpsiyonu için etkin bir şekilde kullanılırlar.

 

ADSORPSİYON

Adsorpsiyon, bir yüzey veya ara kesit üzerinde bir maddenin birikmesi ve derişiminin artması olarak tanımlanmaktadır(7). Tanımda kullanılan ara yüzey bir sıvı ile bir gaz, katı veya bir başka sıvı arasındaki temas yüzeyi olabilir. Başka bir tanımlama ile adsorpsiyon, yüzeye saldırma kuvvetlerinden dolayı moleküllerin yüzeye yapışması olayıdır.Çözünmüş bir bileşiğin aktif karbon tarafından adsorpsiyonu üç adımda gerçekleştiği belirtilmektedir ;
 
1. Adsorbanın dış yüzeyine adsorplanan maddenin taşınması,
2. Dış yüzeyde oluşan adsorpsiyonun küçük bir miktarı hariç, karbonun gözeneklerine adsorplanan maddenin difüzyonu,
3. Adsorbanın iç yüzeylerinde çözeltinin adsorpsiyonu.
 
Yine başka bir kaynakta adsorbsiyon üç temel adımda oluştuğu belirtilmektedir. Bu adımlar;
a) Film difüzyonu: Adsorplanacak olan çözünen moleküller karbon partiküllerinin içine girerek yüzey filmi oluştururlar.
b) Gözenek difüzyonu: Karbon gözeneklerinden, adsorpsiyon merkezine çözünen moleküllerin göçünü içerir.
c) Karbon Yüzeylerine Çözünen Moleküllerin Yapışması: Çözünen molekül, karbon gözenek yüzeyine bağlandığında tutunma meydana gelir.
 
Adsorpsiyon Çeşitleri
Aktif karbon üzerinde meydana gelen adsorpsiyonun üç farklı süreçte olabileceği belirtilmektedir (9).
 
Fiziksel Adsorpsiyon
Eğer adsorpsiyon bir yüzeydeki dengelenmemiş Van Der Waals kuvvetleri yardımıyla gerçekleşiyorsa, buna fiziksel adsorpsiyon denir. Bu tip adsorpsiyon termodinamik anlamda tersinirdir. Düşük adsorpsiyon ısısı ile karakterize edilir ve adsorpsiyonun derecesi sıcaklık yükseldikçe azalır.
 
Kimyasal Adsorpsiyon
 Yüzey moleküllerinin değerlik kuvvetleri nedeniyle yüzey üzerinde adsorplanan maddenin monomoleküler tabakası ile bir kimyasal bağın oluşmasından kaynaklanır. Adsorpsiyon yüksek sıcaklık gerektirir ve termodinamik anlamda tersinir değildir. Sıcaklık çok yükselirse fiziksel adsorpsiyon olayı kimyasal adsorpsiyona dönüşebilir (10).
 
Elektrostatik Adsorpsiyon 
Aktif karbon üzerine çözeltilerin adsorplanmasından sorumlu elektriksel çekim kuvvetlerinin etkisi olarak tanımlanır. Ayrıca negatif yüklü karbon partikülleri ile pozitif yüklü adsorplanan moleküller veya iyonlar arasındaki elektriksel çekim difüzyon sırasında ortaya çıkan engelleri azaltır ve bu yüzden de adsorpsiyonun verimliliğini artırır.
 
Adsorbanın Geri Kazanılması
Adsorban yüzeyine moleküller adsorplandıkça yeni moleküllerin adsorpsiyonu için daha az yer kalır ve sonuçta adsorban etkin adsorpsiyon özelliğini kaybeder. Adsorbana etkin adsorpsiyon özelliğini yeniden kazandırma işlemine ‘‘geri kazanım’’ denir. Aktif karbonun fiziksel kuvveti geri kazanım süreci boyunca dayanabilecek büyüklükte olmalıdır. Ancak zamanla ısısal yayılma, büzülme ve nihayet yapının parçalanması nedeniyle az bir miktar aktif karbon kaybolur veya oksitlenir.
 
Katı Faz Üzerinde Adsorpsiyon Desorpsiyon İşlemleri
Adsorpsiyon, yapılan diğer tanımların yanı sıra, bir katı adsorbanın bağlı yüzeyinde adsorplanmak suretiyle çözünen maddelerin zenginleştirilmesidir. Aktif merkez olarak adlandırılan adsorbanın yüzeyi üzerinde yer alan atomlar arasındaki bağ kuvvetleri tamamen doyurulmamıştır. Bu aktif merkezlerde yabancı moleküllerin adsorpsiyonu yer alır. Adsorban üzerinde adsorplanmış bir madde, kendisine oranla daha şiddetle adsorplanan bir madde tarafından yer değiştirir. Yer değiştiren madde karbon tarafından desorplanır veya serbest bırakılır. Bu olay daha çok tercih edilen türlerin adsorpsiyonu boyunca devam eder. Kimyasal adsorpsiyon, adsorplanan maddenin fonksiyonel gruplarından dolayı oluşur ve adsorban kararlı bir bağ oluşturmak için etkileşir. Desorpsiyon olayı, kimyasal olarak adsorplanan maddelerden daha çok fiziksel olarak adsorplanan maddeler için daha uygundur. Katı faz üzerindeki adsorpsiyon ve desorpsiyon işlemleri Şekil 3 de şematik olarak gösterilmiştir.
Şekil 3: Katı faz üzerinde adsorpsiyon ve desorpsiyon işlemleri

2017 Sömestr Tatili Çekilişi

Velespit.Net Sömestr tatili çekilişimize sizde katılın arkadaşlar bütün detayları aşağıda açıklamaya çalıştık. Şubat tatili için Lady İlay kanalıyla beraber yine ortak bir proje gerçekleştiriyoruz. Sömestr tatil çekilişne herkesi bekleriz. Sömestr tatiline uygun süper şeyler vereceğiz.

Çekilişe katılmanın herhangi bir ön şartı bulunmuyor. Arzu eden herkes çekilişimize katılabilir. Bu organizasyonumuz 27 Ocak 2017 tarihinde başlayıp 15 Şubat 2017 tarihinde sonlanacaktır. Çekilişimiz ile ilgili bütün detayları alttaki videomuzdan ulaşabilirsiniz.

 


4 şanslı; kamp ve doğa sever arkadaşımızı sevindirmeyi planlıyoruz. Şimdi bakalım sizlere neler vereceğiz.

1. Sırt Çantası (Sporcu Pazarı sponsorluğunda)
2. Thermoform Boyunluk (Sporcu Pazarı Sponsorluğunda)
3. Paracor bileklik kiti (Lady İlay)
4. Pusula (Lady İlay)
5. Mini Fener (Lady İlay)
6. Termal Tshirt (Pakarana)
7. Temel hayatta kalma kiti (Velespit.Net)
8. 10 metre İp (Velespit.Net)
9. Yenebilen yabani otlar kitapçığı (Velespit.Net)
10. Basit ilkyardım kiti (Velespit.Net)

KATILIM ŞARTLARI:
- Öncelikle Velespit.Net ve Lady İlay kanallarının ikisine de abone olmanız gerekiyor.
- Bu videoyu facebook hesabınızda herkese açık olarak paylaşmanız gerekiyor. Herkese açık olması çok önemli çünkü bu paylaşımları bizim görebilmemiz gerekiyor.
- Ad-Soyad adres, telefonunuzu ve videoyu facebookta paylaştığınız linki yada ekran görüntüsünü Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. adresine mail atmanız gerekiyor.

Lady İlay'ın Youtube kanalının linki: https://www.youtube.com/channel/UClBdMqAe5mIwY_FVgrDtNnA

Sporcu Pazarının Linki:
http://www.sporcupazari.com

***Arkadaşlar maili atarken kullandığınız facebook hesabının gerçek kişi olması çok önemli.

***"Ben facebook kullanmıyorum" nasıl katılabilirim deseniz bu videoyu Twitterdan ya da başka bir sosyal platformdan da paylaşabilirsiniz . "Hiç sosyal platform kullanmıyorum" derseniz de yapacak birşey yok. Belki başka bir projemizde şansınızı denersiniz.

*** Daha fazla platformda paylaşarak hediye kazanma şansınızı arttırabilirsiniz. Örneğin hem Facebook'ta hemde Twitter'da paylaşan arkadaşlar çekilişte iki katılım hakkına sahip olacaklar. Daha fazla platformda paylaşarak daha fazla şans elde edebilirsiniz. Her platform için ayrı ayrı mail atmanız gerekiyor.

***Sonuçlar, çekiliş tarihi bitiminden 1-2 gün sonra http://www.velespit.net/tr/266 adresinden sizlere duyurulacak

*** Bu güne kadar çekiliş organizasyonlarım suistimal edildiği için bundan sonra şüphe edersem talihli kazanan arkadaşların gerçek kişi olduklarını ispat etmelerini isteyebilrim.

Adatepe Köyü

ADATEPE Ege Denizinin doğu kıyısında,İda Dağının batı yamaçlarında,Edremit Körfezinin kuzey ucunda bulunmaktadır. Yerleşim antik çağlarda başlamış, İliada destanında "Gargaros"olarak adıgeçen bölgededir ve yerleşim günümüzde de sürmektedir. Köyün bulunduğu bölge Truva , Leleg, Midilli, Pers, Atina, Roma, Selçuklu, Osmanlı hakimiyetleri görmüş ve bunların izlerini taşımaktadır. Yüzyılların birikiminin oluşturduğu taş işçiliğinin örnekleri köyde mevcut binalarda görülmektedir. Çevrede betonlaşmanın başlaması nedeniyle köy 1989 yılında SIT alanı ilan edilmiştir. Bugün,daha önceden mevcut evlerden başka yeni ev yapılamamakta,mevcut ayakta olan evler aslına uygun restore edilmekte,yıkık durumda olan evler ise köydeki mimariye uygun yeniden inşa edilmektedir. (Bunlar için Anıtlar Kuruluna proje ile başvurulması gerekmektedir.) ZEUS ALTARI antik çağdan kalmış olup,köyün denize bakan tepesinde bulunmaktadır. Köyde bulunan tarihi eserler Çanakkale Müzesi tarafından koruma altına alınmıştır. Köy camii Selçuklu yapımıdır.

Adatepe Çanakkale İl Merkezine 105 km, İlçesi olan Ayvacık'a 35 km uzaklıkta Edremit Körfezi İda dağları yamacında olup, son sayıma göre de tüm nüfusu 427 kişidir. Köy sahilden kara yolu ile 4 km yukarıda, Zeus Altarı'nın bulunduğu tepe'nin ardında çam ve zeytin ağaçları ile çevrilidir. Sahilden bakıldığında görülmez. Bu bölgedeki köyler korsan saldırılarından korunmak için tepelerde kurulmuşturlar. Ancak diğer köyler sahilden görülebilirler. Tehlike kalktıktan sonra sahilde yerleşimler başlamış, Adatepe'nin liman ve gümrük yeri olan Küçükkuyu gelişmiş, Adatepe'nin sahil kesimlerini bünyesine katarak Belediyesi olan bir belde haline gelmiştir. 

'Geceleri,gökyüzü müstesna ve ihtişamlı bir görüntü ile laciverdi bir bahçe aydınlığı ile beliriyor. Çocukluğumdan bu yana ilk defa Samanyolunu Adatepe gecelerinde gördüm yeniden, Sama nyolunu,Çolpan ve ötekiyıldızları' Hilmi Yavuz.

 

 Bu Cennet köşenin resmi web adresi: http://http://www.adatepekoyu.com/index.html

6831 Sayılı Orman Kanunu

 3071

ORMAN KANUNU (1)

Kanun Numarası : 6831

Kabul Tarihi : 31/8/1956

Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 8/9/1956 Sayı : 9402

Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 37 Sayfa : 2457

Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı", Cilt: 1 Sayfa: 477

Bu Kanun ile ilgili olarak Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren yönetmelikler için, "Yönetmelikler Külliyatı" nın kanunlara göre düzenlenen nümerik fihristine bakınız.

 

Kanunun Tamamını bilgisayarınıza indirmek yandaki dosyaya tıklayınız. 

 


Şirince Köyü Nerede, Nasıl Gidilir, Konaklama, Yeme İçme

Şirince Köyü Nerede, Nasıl Gidilir, Konaklama, Yeme İçme

Şirince Köyü Tarihi / İzmir Şirince Hakkında Kısa Bilgi

Şirince tarihi dediysek abartmayalım, turistik bilgi olsun, kısaca öğrendiklerimizi paylaşalım. Yerel halk sohbete çok açık, onlardan da dinlersiniz.

18. yy sonları, 19. yy başlarında özellikle incir ve üzüm üretimi uzmanlaşan, 1800 haneli bir Rum kasabası olan Şirince Köyü, tarihimizin en hüzünlü olaylarından Türk-Yunan mübadelesi sırasında (1923) boşaltılıp, boşalan yerlere de tütün işçisi kökenleri Yunanistan Türklerinin getirilmesiyle tekrar yerleşim sağlanmış bir dağ köyüdür. İlk yıllarda tütün kökenli çiftçilerin toprağı kullanamaması nedeniyle büyük iç göç veren şehir, son yıllarda turizmin gücü ile tekrar ayağa kalkmaktadır. Ancak şuanda yerleşik yaşam çok düşük sayılarda olup resmi kaynaklara göre 400-500 kişidir. Gündüz özellikle esnaflık için köye gelen iş gücü akşamları ikamet ettikleri Selçuk, Kuşadası ve İzmir gibi yerlere geri dönmektedir. Günümüzde nüfusun çok ciddi bir kısmı turizmle geçinmekte olan Şirince’de genç nüfus ve yerleşik öğrenci neredeyse yok denilecek kadar azdır. Şirince’de ilk öğretim okulu var ancak öğrenci yokluğundan taşımalı eğitim yapılıyor, sağlık ocağı var ancak aile hekimi uygulaması ile haftada bir doktor uğruyor. Günümüzde çok sayıda otel, pansiyon ve turistik hizmet veren diğer işletmeler bölgede yer alıyor.

Turistik olarak ziyaretçi sayısı zirve yapmasa da, köyün medyada gündeme çok geldiği bir gün de Maya Takvimi’nin bitişi olan ve kopacak(!) kıyamette Dünya üzerinde kurtulacak birkaç yerden biri olan köyün 21 Aralık 2012’deki gündem maddesi oluşudur! 

Şirince Köyü’nde Konaklama

Şirince’de konaklama, Şirince pansiyonları ve Şirince otellerinde yapılabileceği gibi, İzmir merkez ya da Selçuk’ta da yapılıp günü birlik git-gel de yapılabilir. Tesislerin çok farklı skalada hizmet verdiğini hatırlatalım, biz kalmadık ama sizin için fiyat aldık, zirveye doğru giderkenki son derece romantik ve oldukça lüks konaklar gecelik birkaç yüz dolara kadar ulaşırken, Şirince’de ucuz konaklama için, merkezdeki sade pansiyonda çift kişi (2014) 85 TL’ye konaklama mümkün.

Şirince Şarabı

Şaraptan ne kadar anlarız bir şey demek ayıp olur ancak şarap severiz, yurt içi yurt dışı birçok yerde de tattık. Porto’dan Tiflis’e, Almanya’dan Kapadokya’ya, Trakya bağlarına kadar birçok üretici bu işin dengesini tutturmuş olsa da Şirince’deki kadar bonkör tadım biraz zor bulunur. Elbette kabul ediyoruz meyveli şarap maliyeti daha düşük bir üründür ancak burada yarış halinde ürünleri tattıran şarap üreticilerinin alışveriş yapmama karşısındaki olgunluğu takdire şayan. Dilediğiniz mekana oturarak şaraplarını tadın, bu geleneği sömürmeden, art niyetli kullanmadan keyfine varın. Fiyatların da makul olduğunu belirtebiliriz. En meşhur Şirince şarabı yaban mersini şarabı olsa da, böğürtlen, vişne, ahududu, çilek, elma, şeftali, kavun, ayva, kivi, nar gibi çokça çeşit var. Ayrıca sıcak şarap ve klasik (meyvesiz) şarap da bulunur. Neredeyse herkesin kendi şarabını ürettiğini hatırlatalım.

Pusula Nasıl Kullanılır ve kendin yap Pusula

Bu makalemizde pusula nasıl kullanılır? Nelere dikkat edilmesi gerekir? A'dan Z'ye pusula kullanımına değinmek istiyoruz. "Doğada Yön Bulma Yöntemleri ve Kendin Yap Pusula" makalemize Buradan ulaşabilirsiniz. 

Gelişen teknoloji ile birlikte pusulaya pek de ihtiyacınız olmadığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Doğa yürüyüşlerinde, treking yaparken, bilmediğiniz bir bölge de keşfe çıkarken aklınıza gelebilecek gelmeyecek bir çok anda pusulaya ihtiyaç duymanız mümkün. Yön bulmanız konusunda sizi yönlendirmeye yarayan bu harika icat ile akıllı telefonunuzun müthiş faydalarından GPS ten yararlanamadığınız her an gününüzü kurtarabilirsiniz. Pusulaların şarjı bitmez, internete de ihtiyaç duymazlar! Peki pusulanın velinimetlerine saygınız sonsuz, pusulanız da var ise pusulayı nasıl kullanırsınız?

Pusula Nasıl Kullanılır?

Şimdi bir pusulayı nasıl kullanırız onu öğrenelim. Fakat bu konuya geçmeden önce önemli bir noktaya değinmemiz gerekiyor. Pusulamız manyetik bir alet olduğu için çevresindeki metal cisimlerden etkilenebilir. Pusulanın çevresindeki metal saatlerin, çanta askılarının, yüzüklerin, arabaların; cep telefonu, bilgisayar, televizyon gibi manyetik alan yayan aletlerin pusulamızı şaşırtacağını bilmeliyiz. Bu nedenle bu cisimlerden uzak bir şekilde pusulamızı kullanmalıyız. Pusulamızla yön bulmamız için öncelikle Kerteriz almayı öğrenmemiz gerekecek. Kerteriz; basit olarak manyetik kuzey ile hedefimiz arasındaki açıdır. Eğer elimizde gideceğimiz hedefi gösteren bir harita varsa Kerteriz almak için bu haritayı kullanabiliriz. Bunun için Silva 1-2-3 yöntemini kullanırız. Nasıl mı?

 

Haritamızı yatay bir satıh üstüne koyalım. Bulunduğumuz nokta ile gideceğimiz noktayı hayali bir çizgi ile birleştirelim. Pusulamızın uzun kenarını, hayali hedef çizgimizin üzerine gideceğimiz noktayı gösterecek şekilde koyalım. Pusulanın bileziğini; içindeki çizgiler haritanın düşey çizgileri ile paralel olana kadar çevirelim. Hedef açısı okuma noktasından okuduğumuz açı bize kerteriz açımızı verecektir. İşte şimdi açımızı öğrendik. Böylece gideceğimiz yöne rahatlıkla gidebiliriz.


Pusulamızı haritadan kaldıralım ve yere paralel olarak tutalım. Bilezikteki kuzeyle, pusulanın kuzeyi çakışıncaya kadar etrafımızda dönelim. Bundan sonra pusulanın hareket yönü gideceğimiz yönü göstermektedir. Unutmadan, kerteriz açısını aklınızda tutmanızda fayda vardır. Çünkü bileziğin kazara dönmesi açınızı kaybetmenize yol açar.

Yukarıda, elimizde harita olduğunda yapacağımız işleri anlatık. Peki, eğer elimizde bir harita yoksa ne yapacağız? Gelin hep beraber kısaca bu konuya değinelim.

Elimizde harita olmadığında, gideceğimiz hedefi arazide görebiliyorsak, o zaman hedefin kerteriz açısını şu şekilde belirleriz. Pusulamızın gidilen ok yönünü hedefe doğru tutarız. Pusula bileziğini, kırmızı ok pusulanın manyetik kırmızı ucuyla çakışana kadar çeviririz. Gidilen ok yönünde okuduğumuz açı değeri bizim kerteriz açımızdır.

İşin bu teorik kısmı basit olsa da arazide bir hedefe giderken elimizde devamlı pusulayı tutamayız. Bunun için hedefimize giderken yol üzerindeki daha yakın noktaları birer alt hedef olarak belirlemeliyiz. İlk önce onlara ulaşmamız, daha sonra ana hedefe ulaşmamız gerekecektir.

Mesela bir tepeye ulaşmak istiyoruz ve önümüzde bir göl var. Gölün karşısındaki herhangi bir nesneyi örneğin bir evi alt hedef veya ara kerteriz noktası olarak belirleriz. Eve ulaştığımızda tepeyi göremesek bile kerteriz açısını bildiğimiz için doğru yönde tepeye doğru ilerleyebiliriz.

Pusula ile geriden Kestirme Nasıl Yapılır ?

Peki, ara kerteriz noktalarımızı kaybettiğimiz zaman ne yapmamız gerekir? İşte o zaman geriden kestirme tekniğini kullanırız. Fakat bunu yapabilmemiz için bir önceki kerteriz noktamızı görüyor olmamız gerekir.

Bu durumda geriye döneriz ve pusulanımızın güney beyaz ucuyla bileziğin kırmızı okunu çakıştırırız. Bu bize 180° geriye döndüğümüzü gösterir. Bir önceki kerteriz noktamız pusulamızın hedef yönünde ise doğru noktadayız demektir. Ama, eğer böyle göstermiyorsa, gösterene kadar sağa veya sola hareket ederiz.

Dönüş Kerterizi Nasıl Alınır ?

Örneğin bahsettiğimiz tepeye ulaştınız ve geri dönmek istiyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey kerteriz açısının 180° zıt yönünde ilerlemek olacaktır.

Basit bir matematik hesabıyla dönüş kerteriz açımızı hesaplayalım. Eğer hedefe ulaşırken kullandığımız kerteriz açısı 180° ‘den küçük ise açıya 180° ekleriz; 180° ‘den büyük ise 180° çıkarırız. Bu hesaplama sonucu bulduğumuz açı bizim dönüş yolunda kullanacağımız kerteriz açısıdır.

"Yok kardeşim ben bu kadar hesapla uğraşamam" diyorsanız ve bilezikli bir pusulanız varsa yapmanız gereken daha basit. Geriden kestirme tekniğinde olduğu gibi pusulanın beyaz ucuyla bileziğin kırmızı okunu çakıştırın. Hedef oku bize gideceğimiz yönü gösterir. İşte bu kadar basit....


Alıntıdır: soylenasil.com

Doğum Günü Mesajın

 

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN MUTLU SENELER

Sana gözlerini kamaştıracak mükemmel bi hediye verebilirdik. Ama böyle maddesel değerlere önem vermediğini bildiğimizden, manevi değeri daha yüksek bu aşağıdaki kartı göndermeyi daha uygun gördük. İyi ki doğdun...

Yabani Ot Kitapçığı

Sevgili okurlar ilgili makalemizde bahsettiğimiz kitapçığımızı nasıl yapacağımızı videolu anlatım ile açıklamaya çalışacağız. Projemizi gerçekleştirmek için aşağıda linklerini verdiğimiz dosyaları evinizden yada en yakındaki dijital baskıcıdan alarak uygulayabilirsiniz. Dosyaları isterseniz resim dosyası olarak, isterseniz de Word dosyası olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Sayfalar ve mizanpaj hazırdır çıktısını almak için ekstra bir ayarlama yapmanıza gerek yok.  Mümkünse sayfaların doğal şartlardan etkilenmemesi için PVC kaplatabilirsiniz. Bizim elimizde renkli yazıcı olmadığı için biz sayfaları siyah beyaz çıkartmak zorunda kaldık. Ancak tercihen bitkileri tanımanız açısından renkli çıktı almanız faydanıza olacaktır. Lafı fazla uzatmayalım, zaten videoda nasıl yapılacağı detaylıca gösterilmektedir. Öncelikle Malzeme listemize geçelim.

Malzeme Listesi

1- Printer 

2- Kağıt

3- Mektup açacağı yada bıçak

4- Çekiç ve çivi

5- İğne iplik

 

 

 1. Yol: Kitapçığı Word Dosyası Olarak Çıktı Alabilirsiniz

Kitapçığınızı Word dosyası olarak çıktı alacaksanız buradan indirebilirsiniz. 

 

2. Yol: Kitapçığı Resim Dosyası Olarak Çıktı Alabilirsiniz

    

 

    

 

 

 

Sosyal Platformlarımız

Face Book Sayfamız Twitter Sayfamız You Tube Kanalımız Haber Beslemeleri 

5 Günlük Hava Tahminleri