Image1\
 

Bisikletle Çevreci Bir Dokunuş

 Küresel ısınma

Gün geçtikçe küresel ısınmanın sebep olduğu felaketler hakkında tüylerimizi diken diken eden haberleri televizyonda izliyoruz. Ozon tabakası sürekli inceliyor, kutuplardaki buzlar her geçen yıl eridikçe eriyor. Teorik olarak birkaç 10.000 yıla kadar dünyanın soğuyan magma tabakası ile korkunç bir küresel soğuma felaketi yaşayacak olsak ta; kapımızdaki daha yakın ve daha korkunç tehlike küresel ısınmadır. Birçok otoritenin söylediğine göre 2035 – 2040 yılları arasında ülkemizin %85’i çöl olacak, Doğal kaynak olarak su açısından gayet fakir olan ülkemizde birkaç on yıl içerisinde su bulmak neredeyse imkânsız olacak. Günümüzde devlet politikaları ve sinyal veren küresel ısınma sorunuyla beraber sebze, meyve rekolteleri de fazlasıyla düştü.  Açlık ve kıtlık artık kapıda. Kuraklıklar başlayacak, korkunç fırtınalar, seller gibi doğal afetler zaten hassas olan dengeleri iyice bozarak insan soyunu kırıp geçirecek.

 

Kötü Bir Projeksiyon ama Bizi Bekleyen Gelecek Maalesef Bu

Havalar birkaç haftaya kadar ısınıp bahar kendini gösterecek. Biz de o coşku ve neşeyle atlayacağız uçağa bir saatlik uçuşla doğru tatile. Tatile gitmeyeceksek son model 4500cc cipimizle doğru bir alışveriş merkezine gideceğiz. Bir alışveriş çılgınlığı yaşayacağız. Janjanlı paketlere sarılmış geneli Çin’den gelmiş kıyafetlerimize, ayakkabılarımıza bir avuç para yatırarak evimize geri döneceğiz. Ne güzel paramızı harcadık arabamızla gezdik, tatilimizi yaptık. Zaten bunun için para kazanmıyor muyuz? Kim ne karışır? Kazanıyoruz ki harcıyoruz.

 

  

 Kansere pedalla sosyal sorumluluk projesi belgeseli 1. Bölüm. İzlmenizi şiddetle tavsiye ederiz...

 

Güllük Gülistanlık Bir Yaşam

Kötü bir projeksiyon çiziyorum, biliyorum zaten ikinci paragrafın sonunda canım fazlasıyla sıkıldı bile. Peki, ne yapalım o zaman? Tabii ki bizler birey olarak kutuplardaki penguenler için balık yakalayamayız, yağmur ormanlarını talan eden o benzinli testerelerin önüne geçemeyiz. Yatağan, Kemerköy, Yeniköy vb. termik santrallerinin bacalarını tıkayamayız ancak birey olarak yapabileceğimiz o kadar çok şey var ki düşündüğünüzde hiçte azımsanamaz.

 

 

Peki, Ne yapalım?

1-    Tüketimi azaltın; Alışveriş merkezinden alacağınız her ürünün, o mağazaya gelmesi için (özellikle de uzak ülkelerden geliyorsa) o kadar çok enerji harcanıyor ki inanamazsınız. Alışveriş yaparken kendinize şunu sorun “Buna Gerçekten İhtiyacım var Mı?”

2-    Elektrik Harcamanızı Azaltın; : Hayır, karanlık odalarda yaşamaktan bahsetmiyorum. İki harika aletle elektrik tüketimini azaltmak mümkün: Enerji tasarrufu sağlayan lamba ve açma/kapama düğmeli priz! Bu lambalar hem yarı yarıya oranda tasarruf sağlıyor, hem de 12 kat daha uzun ömürlü. Açma/kapama düğmeli prizse elektronik aletlerin tamamen elektrikten kesilmesini sağlıyor.

3-    Geri Dönüşüm Tercih Edin; Sadece bu konu hakkında bile sayfalarca yazı yazılabilir. Çöplerinizi geri dönüşüm noktalarına götürün ve ilgili kısımları kullanın. Ben uğraşamam diyorsanız evinizde sadece geri dönüştürülebilir çöpleri ayrı paketleyerek çöp kutusunun yanına bıraksanız bile sokakta dolaşan toplayıcılar onları geri dönüşüme kazandıracaklardır.

4-      Ambalajsız Ürün Tercih edin; alışverişinizi sadece pazardan yaparak bile ambalaj tüketim miktarınızı fazlasıyla düşürebilindiğiniz gibi, hem daha taze hem de daha sağlıklı beslenmiş olursunuz.

5-    Sesimizi Çıkaralım; Sürdürülebilir enerji kaynakları, bisiklet yolları, daha fazla park ve orman alanı, demiryolu isteyelim. 

 

 

 

Geçen Yüzyılın İcadı Hurda Yığınları: Arabalar

Küresel ısınmanın ikinci en büyük suçlusu yüzde 25 oranla motorlu taşıtlar. Bisiklete binelim, yürüyelim, toplu taşıma araçlarını kullanalım ya da arabayı paylaşalım! Amsterdam, Paris, Münih gibi büyük şehir belediyeleri artık motor gürültüsü olmayan temiz şehirler için altyapı hazırlıyor. Arabalara ayrılan şeritler azaltılıp yerine bisiklet yolları yapılıyor. Otobüslerin önüne bisiklet taşıyan askılar konuluyor. Trafikte bisiklet kullanma kursları açılıyor. Kanunlar bisikletçileri koruyacak şekilde düzenleniyor. Otoparklar kaldırılıp bisiklet parkları kuruluyor. Hayalleri yavaş yavaş gerçekleşiyor, Avrupa şehirleri nefes almaya başlıyor. Motorlu taşıtların atmosfere verdiği gazların yüzde 60'ı motorun ilk çalıştırıldığı birkaç dakika içinde salınır. Sadece 7 kilometrelik bir yolu araba yerine bisikletle gitmek, havadan 5 kg. zehirin temizlenmesine yarar.

 

Basit Yaşamak Eksik Yaşamak Demek Değildir.

Oturup enine boyuna bir hesap yaparsanız, bisikletinize atlayıp uzun süreli bir dünya turuna çıkmak için finansal olarak bu turu destekleyebilecek 1 kuruşunuzun bile olmadığını göreceksiniz.  Bu kadar çalışmanıza rağmen neden böyle bir organizasyonu gerçekleştiremiyorsunuz? Bu sorunun cevabı her ay bankonuzun üzerinde yığılan, buzdolabına mıknatıslanmış banka ekstrelerinin içerisinde gizli.

Ben kısaca bu sorulardan bir kaçına cevap vereyim. Arabanız varsa ve ortalama bir araba kullanıcısı iseniz yılda 1 ay benzin parası için çalışıyorsunuz. Ayrıca şuna da eminim ki iş yeriniz 10 km lik bir çember içerisinde yer alıyor. Bisikletle gitmeye karar verirseniz sadece 20 dakikanızı alacak bir yol. Ama arabanızla aynı yolu trafikte 45 dakikada gitmek daha rahat oluyordur eminim. Bakım ve yenileme masraflarını hiç saymıyorum. Ya da evde yapacağınız bir elektrik ve su tasarrufuyla faturalarınızı yarı yarıya düşürebiliyorsunuz.

 

Çuvaldızı Kendimize Batıralım 

Ben bunları söylüyorum ama, ben bu saydıklarımı yapabiliyor muyum. EVET, ben yapıyorum. Arabam yok hatta, ehliyetim de yok. Ama araba lazım olursa, acil bir durumda ne yaparız derdimde yok çünkü 34 yaşındayım ve böyle bir durumla bir kere bile karşılaşamadım. İyi bir tahminle bir bu kadar daha yaşarsam; yani böyle bir aciliyet inansın başına 30 yılda bir gelir demek doğru bir yaklaşım olur.  Peki, böyle bir durumla karşılaşacak olursam ne yaparım. Çok fazla düşünmeye gerek yok sarı taksilerin hepsi benim.

Kısaca işime bisikletle gidip geliyorum, dolaplar dolusu kıyafetim yok, evimde elektrik tasarrufu yapıyorum, Geri dönüşüm atıklarımı ayrı paketliyorum ve ilgili yerlere ulaştırıyorum. Yani daha mutluyum, daha sağlıklıyım, daha çevreciyim. Herkesin bu şekilde doğa, çevre ya da her şeyden önce kendine saygı duyması dileğiyle.

 

 

 

 

 

You have no rights to post comments

 

Sosyal Platformlarımız

Face Book Sayfamız Twitter Sayfamız You Tube Kanalımız Haber Beslemeleri 

5 Günlük Hava Tahminleri