Image1\
 

Hülya Koç

Bigamekibasuyake: Bisikletle Güney Amerika Yolculuğu

Sevgili okurlar merhaba. Yine farklı bir bisiklet kitabı "Bigamekibasuyake: Bisikletle Güney Amerika Yolculuğu" kaleme alan ise Hülya Koç adında bayan bir gezgin. Toplamda 238 sayfa olan kitabı, Yapı Kredi Yayınları bizlerle buluşturuyor. Birinci  hamur kağıda basılan kitapta baskı kalitesi gerçekten tatminkar. YKY kitabı çıkartırken üzerine düşeni fazlasıyla yapmış diyebiliriz. Ayrıca kitabın sonunda Hülya hanımın kendi objektifinden geçen renkli fotoğraflara da yer verilmiş. Baskı kalitesinden fotoğraflar gayet net ve anlaşılabilir. Kitabımız 1998 yılında tek baskı yapmış.

Bu kitabımıza tam olarak bir yol günlüğü diyebiliriz. Kitap oluşturulurken gün be gün yazılmaya başlanmış olsa da yolculuğun ilerleyen günlerinde, gün aralarındaki boşluk maalesef artıyor. Maalesef dediğimize bakmayın aslında bu durum kitabın okunurluğuna ciddi oranda katkı sağlıyor.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, bu kitabın günlük olmasından dolayı bazı yerlerdeki alakasız detaylar nadiren de olsa okuyucuyu sıkabiliyor. Fakat yazarımızın akıcı anlatımı kitapta fazla boğulmanızı engelliyor. Bu kitabın bir diğer özelliği ise betimlemelerin derinliğinden dolayı bazen  kitabı "bir bisiklet romanı" olarak algılamanızı sağlıyor. Böylece bir günlüğün tek düzeliğinden kurtulup, bu zorlu Güney Amerika macerasının heyecanına kendinizi bırakabiliyorsunuz.  

Kitapla ilgi vereceğimiz üzücü haber ise, artık  bu kitabı bir kitapçıya gidip alamıyoruz. Yaptığımız araştırma sonucu YKY artık kitabın basımını yapmıyor. Kitabı bir ihtimal sahaflarda bulabilirsiniz. Biz kitabımızı şans eseri bulduk. İzmir'de sadece iki tane kopyasına ulaşabildik. Şansımıza bunlardan bir tanesi de yazar tarafından imzalanmıştı. Ancak sizinde şehrinizdeki sahaf ve kütüphaneleri araştırarak, kitaba ulaşabileceğinizi düşünüyoruz.

Kitap temel olarak, Güney Amerika gibi insanların kaçırıldığı, tecavüz edildiği, soyulduğu, hatta zevk için öldürüldüğü bir bölgede başlıyor. Tam olarak iç karartıcı ve umut kırıcı olarak başlayan kitabın ilk bir kaç sayfasından sonra, bir sonraki gün ne olmuş diye merak etmeden duramıyorsunuz. Özellikle böyle bir bölgede tek başına yol almaya karar veren kadın bir gezginin; iç çatışmalarına, yalnızlığına ve bazen de çaresizliğine şahit olacaksınız. Gezginimizin bütün iniş ve çıkışlarını bire bir hissedeceksiniz.  Sinirlendiğinde, sizde sinirlenecek; sevindiğinde rahat bir iç çekeceksiniz. Eğer ulaşabilirseniz, bisiklet hakkında bu kitabı kütüphanenize eklemenizi şiddetle tavsiye ediyoruz.  

 

(Ön Sözden alıntı)

Mevsim; yaz.

Altı yaşında, hiç yerine duramayan, üstü başı bir saatten fazla temiz kalmayan, ki o zamanlar en taktığım konu bu idi, canavar bir kız çocuğuydum. O zamanlar elbiselerimin neden bu kadar çabuk kirleniyor diye düşünür, elbiselerimin temiz kalmaması canımı sıkar, ama suçu hiç kendimde aramazdım.  Benden bir buçuk yaş büyük annemin amcasının kızı Selma, en yakın arkadaşımdı. O günlerde, Selma'dan daha çok şey bildiğimi düşünür, ona ukalalık taslar, isteklerimi yapmasını isterdim. O ise, babası ve ağabeylerinden duyduğu büyük korku nedeniyle, benim isteklerime cevap vermez, beni sürekli hayal kırıklığına uğratırdı. Kendime seçtiğim ve bütün çocuklar içinde bana en uygun olarak gördüğüm dostumun, daha maceralarımız başlamadan beni yüz üstü bırakması canımı sıkar, üzüntüye boğardı.... 

 

(İç Sayfalardan alıntı)

23 Mayıs

Antafogasta yakınlarında.

Yol. Sıcak, sıcak, sıcak, Sığınacak bir gölge bile yokken,  arkamda belirip beni takip eden tır canımı sıktı. Korna çalarak beni durdurmaya çalışıyor ama durmamakta ısrarlıyım. Hızla önüme geçip, tam gidiyor diye düşünürken durmaz mı. Şimdi problem var demektir. Tıradan uzaklaşarak pedallara asılırken, saldırırsa ne yaparım diye aklımdan geçiriyorum. Tırdan inen adam ise adeta kucağını açmış gülerek yol ortasında beni bekliyor. Hiç durmamaya kararlıyım ya, tam yanına gelmişken hızlanıyorum. Yan tarafa doğru çekilip yol veriyor ve ardından...

Biraz yazarımıza değinecek olursak. Hülya koç 1967 İstanbul doğumlu. 1989 İstanbul üniversitesi Veterinerlik Fakültesi ve 1992-1995 yılları arasında da Yıldız Teknik Üniversitesi Fotoğraf bölümünde okumuştur. Kendisi 1986 yılından beri faal olarak dağcılık sporuyla ilgilenmektedir. Ayrıca 1989 yılında tanıştığı bisiklet sporu ile ilk turunu 1991 yılında İzmir - Marmaris arasında tek başına gerçekleştirmiştir. Ardından Türkiye'nin pek çok bölgesinde bisiklet turları düzenledikten sonra 1993 yılında İran, Pakistan, Hindistan ve Nepal gezisine çıkmıştır. Bisiklet haricinde Himalayalar bölgesinde, 8000 metrelik dağlardan biri olan Annapruna'da yürüyüş yapmıştır. 1994 yılında Fas'a gezi düzenleyen Koç, 1995 yılı Ekim ayında başlayan dünya turunun ilk ayağı olan Güney Amerika  kıtasını tamamlamıştır. 

 

Sosyal Platformlarımız

Face Book Sayfamız Twitter Sayfamız You Tube Kanalımız Haber Beslemeleri 

5 Günlük Hava Tahminleri